FİN-SOVYET SAVAŞI

Finlandiya 1807 ve 1917 arasında Rus toprağı olarak kalmıştı. Ama 1.Dünya Savaşı’nın getirdiği ekonomik buhran, Rus İmparatorluğu’nun üzerine kara bir gece gibi çökünce Finler bağımsızlıkları için gereken ortamın sağlandığını düşünüp hareket geçti. Önce Rusları sonra da yerel Bolşevikleri denklemden çıkararak 1917 yılında arzu ettikleri bağımsızlığı kazandılar ve Finlandiya devletinin sınırları çizdiler. Ama Stalin bu durumdan memnun değildi. Onun canını sıkan huzurunu kaçıran bazı şeyler vardı ve Stalin bu konuda harekete geçmeye kararlıydı. Peki, sorun neydi? Stalin, Finlandiya’nın sınırlarının SSCB’nin en önemli şehirlerinden biri olan Leningrad’ın ve Baltık’taki diğer Sovyet limanlarının güvenliğini tehdit edecek kadar yakından geçtiğini düşünüyordu. Elbette Finlandiya 3,5 milyonluk nüfusuyla SSCB için potansiyel bir tehlike değildi. Ama Fin toprakları Naziler tarafından işgale uğrarsa bu topraklar Sovyetlere karşı bir savaş üssü olarak kullanılabilirdi. 12 Ekim 1939 tarihinde, Karelya kıstağında, Leningrad’a kadar olan geniş Fin toprakları- nın  SSCB’ye teslim edilmesi istendi. Finler, 26 Kasım’da SSCB bir sınır olayı tezgâhlayana kadar dayandı. Ama SSCB istekleri konusunda kararlıydı ve bu istekler için uygun bir komplo bulma konusunda da oldukça başarılı oldu ve Sovyetler 30 tümenden oluşan 4 orduyla taarruza geçti. Bu saldırganlıkları 14 Aralık’ta Milletler Cemiyeti’nden atılarak cezalandırıldı. Elbette bu durum SSCB’nin umurunda olmadı. 2.Dünya Savaşı çoktan başlamıştı ve dünya kısa sürede bir kan gölüne dönmüştü. 3.5 nüfusuyla Finlandiya kimin umurunda olurdu? Sovyetler nihayetinde bu savaşa bir milyon asker sokacaktı ve Finler’in asker gücü hiçbir zaman 175,00’i geçmese de büyük bir özveri, cesaret ve taktik beceriyle savaşıp Avrupa’yı mest edecekti. Savaşın sonucu az çok belli gibi görünüyordu ama işlerin kâğıt üzerinde göründüğü kadar kolay olmadığını göstermeye kararlı olan Finler; Sovyet ordularının etrafında sürekli daireler çiziyor, bu tarzda bir savaş için eğitilmemiş olan Sovyet ordularının yaşadığı şaşkınlığı ve ordunun demoralize oluşunu kullanarak onları kuşatıp birbirinden ayırıyorlardı. Motti yada “odunculuk” denen bu taktik Sovyet ordusunun ciddi kayıplar vermesine ve ciddi bir prestij kaybetmesine neden oldu.

Bir Sovyet askerinin donmuş bedeni, Finlandiya askerleri tarafından diğer Sovyet askerlerini sindirmek için kullanılıyor, 1939.

Fin ordusunun ana kuvvetleri, ismini ülkenin kurucu başkomutandan alan Mannerheim Hattı üzerinde Karelya kıstağını savunurken bağımsız birlikler, Ladoga Gölü ile Beyaz Deniz arasındaki uzun doğu kanadı üzerinde Sovyet tümenlerini kuşatıp imha etti. Sovyetler Fin direnişi karşısında birkaç başarısız saldırı daha yaptı. Mannerheim bu saldırılar için “Kötü yönetilen bir orkestranın performansı” demişti. Ve aralık ayı geldiğinde bu sefer saldıran taraf Finlerdi.

Düşmüş bir Sovyet uçağı.

Sovyetler büyük bir travma yaşıyordu. Bu direniş hiç hesaba katılmamıştı. Ancak ocak ayında rakiplerini küçümsediklerini fark etmişler ve onları bastırmak için yeterli kuvvetler getirmişlerdi. Şubat ayında Kızıl Ordu ana kuvvetleriyle, Finler’e küçük nüfuslarıyla altından kalkamayacakları kayıplar verdirerek Mannerheim Hattı’nı yardı. Finler mart ayında barış istemeye mecbur kaldı. 12 Mart’ta Sovyetlerin ekim ayındaki taleplerinin kabul edildiği bir barış antlaşması imzalandı. Finler, savaşın başından beri 25.000 ölü vermişti. Bu sayı Kızıl Ordu çarpışmalarında ölenlerin sayısıydı. Soğuk ve açlığın etkisiyle ölenlerin sayısı 200.000’i buluyordu. Bu sayılar, 3,5 milyonluk bir nüfus için korkunç bir istatistikti. Finlerin bu direnişi tüm Avrupa’yı büyüledi. Hatta Britanya ve Fransa asker göndermeyi bile düşündü. Ama bunlar gerçekleşemeden Finler teslim oldu. Sovyet-Batı ilişkilerinin gelecekteki selameti için önemli bir dönüm noktası olarak kaldı.

Savaş burada bitmeyecek ve 1941 Haziran ayında “Uzatma Savaşı” olarak 2. perdesi açılacaktı. Ama Uzatma Savaşı, Finlere karşı duyulan hayranlığının baltalanmasına sebep oldu. Çünkü Kış Savaşı’nda çok acılar çeken Finler, Sovyetlere karşı bir büyük bir kin duvarı örmüş, öyle ki bu kin onların Nazilerle iş birliği yapmaya kadar götürmüştü. Hem Kış Savaşı’ndan hem de Uzatma Savaşı’ndan geriye kalan ise şu fotoğraflar oldu:

26 OCAK 1941,Lâponya

Bir asker ren geyiği ile birlikte tamamen buzlu kaplı bir zeminde…

1 Temmuz 1942,

Niinisalo köyü yakınlarındaki bir ormanda alev makinesini kullanılıyor.

17 Temmuz 1942

Pilotlar, Jämijärvi üzerinde uçuyor.

Askerler, dürbünlerle yaklaşan uçaklara bakıp büyük akustik yer belirleyicisini dinliyor.

Fin tank birliği,8 Temmuz 1941.

Sivillerin tahliyesi,1 Temmuz 1941.

Hitler’in Haziran 1942’de yaptığı kısa Finlandiya ziyareti…

Helsinki üzerinde uçaksavar ateşi…

Zırhlı Fin treni…

Sovyet gözetleme kulelerine ateş ediliyor.

Askerler, soğuk havada  ulaşım deneyi yapıyor.

Hämeenlinna’daki savaş köpeği okulu…

Ormana fırlatılan küçük bir roket.

Medvezhyegorsk’da sokak savaşı… Bu Rus şehri üç yıl Fin işgalinde kaldı.

Soğuktan donarak ölmüş bir asker.

Donarak ölmüş bir at…