2. Dünya Savaşı Kırım

12 Mayıs 1944 tarihinde, son Wehrmacht birliklerinin teslim olmasıyla, Kırım yarımadasındaki iki buçuk yıllık Alman hâkimiyeti sona ermiştir. Erich Später’den:

Aralık 1943’ten Nisan 1944’e kadar güney ve merkez Ukrayna’daki kurtuluş savaşında, kızılordu birlikleri muazzam bir saldırı gerçekleştirmiştir. Alman ve Romen birlikler yüzlerce km batıya püskürtülmüş ve Romen birlikler 1941 sonbaharında fethettikleri alandan tahliye edilmişlerdir.

Alman hükümeti Romenlere, 1941 sonbaharında Sovyetlere karşı yürüyüşleri için bir ödül vermişler; zengin güney Ukrayna’nın büyük bir bölümünü devretmişlerdi. Ülke toprakları “Dnyester’in karşısındaki kara” (Transnistrien) olarak Odessa limanı ile birlikte “Büyük Romanya”nın bir eyaleti olarak birleştirilmişti.

Odessa, 10 Nisan 1944 tarihinde kurtarılmıştı. Alman ve Romen birliklerinin acil bir şekilde geri çekilmesinden önce limanlara, fabrikaların büyük bir bölümüne ve geride kalan binalara zarar vermişlerdi. Romenlerin işgalinden evvel, güney Ukrayna’nın bu alanında yaklaşık 300.000 Yahudi yaşamıştı. 1941 sonbaharında Alman ve Romen birliklerinin ilerleyişleri esnasında onlardan binlercesi soykırıma uğramış veya Alman ölüm komandoları tarafından katledilmişlerdi. 21-31 Aralık 1941 tarihlerinde Güney Ukrayna ve Besarabya’daki 50.000’den fazla Yahudi katledilmişti.

Kızılordunun ilerleyişinde Kasım 1943 tarihinde Alman ve Romen birliklerinin Kırım yarımadasında irtibatları kesilmişti. Alman komutası, kara üzerindeki kendi birliklerinin geri çekilmesini yasaklamıştı. Yarımada üzerinde 165.000 asker ile Alman 17. Ordusu, bir de 65.000 kişilik kuvvetle yedi Romen tümeni bulunmaktaydı. Alman yönetimi için Kırım, yüksek stratejik ve politik bir değerdeydi. Tarımsal olarak verimliydi ve onların meyve, şarap ve tütün ekimlerini mümkün kılıyordu. İşgal, Ocak 1941’de Sovyet birliklerinin adayı şiddetli savunmasıyla başlamıştı ve deniz üssü Sivastopol’un 9 aylık kuşatması 5 Temmuz 1942’de tamamlandı. Alman planlarına göre Kırım tamamen Almanlaştırılmalıydı ve baş şehri “Teodorichthafen” (Sivastopol) olmak üzere “Gotenland” olarak büyük Alman devletinin bir parçası olacaktı. Mannesmann, Degussa ve tütün kurumu Reemtsma gibi büyük Alman şirketleri de yarımadayı endüstriyel ve tarımsal alanda istiyordu ve danışmanları ile teknikerlerini göndermişlerdi. Kırım ayrıca “Alman sahili, tatil yeri” olarak turistler için genişletilmeli, büyütülmeliydi. Kırım’ın yaklaşık 1.1 milyon halkı Alman amaçlarına göre katledilmeli veya sürülmeliydi. Alman yerleşimciler ve mensupları ise onların yerlerine geçecekti. 200.000 Güney Tirollünün adaya iskânını planlamak için 1942’de işgal kuvvetleri çalışmalarına başladı.

1942’nin başında, Kırım’da yeni Genelkomiser olarak tanınan eski Viyanalı Nazi valisi Fraunfeld, Hitler ve Himmler’i yeni bir göç planı için heyecanlandırmıştı. Güney Tirollüler Kırım’a yerleştirilebilirdi. Herşeyden evvel 1943’e kadar 75.000 Güney Tirollü kendi yerlerini, Almanya’da veya doğunun ve batının işgal edilmiş bölgelerinde yerleşmek için terkettiler.

Kırım ise bir “kale” olarak ifade edildi ve her ne şekilde olursa olsun savunulacaktı. Alman komutası, kayıp vermekten korkuyordu çünkü Romen petrol sahası Ploiesti bombalanabilirdi. Bu, Alman savaş yönetimi için ağır sonuçlara yol açardı. Ham petrol, benzin ve uçak yakıtının Ploiesti’den sevki 1944 yılında Alman savaş makineleri için vazgeçilmezdi. Onlar, ihtiyaçlarının yaklaşık %40’ını karşılamaktaydılar.

Alman işgalciler, ırksal ve politik açıdan düşman gruplara karşı Kırım’da acımasız bir imha seferi yürütmüştü. İşgal sırasında onlar, 200.000’in üzerinde Kızıl Ordu mensubunu ve partizanları öldürmüşlerdir. Esir kamplarında 20.500 silahlı kuvvetler ve 8000 sivil katledilmiştir. 1939 yılında yaklaşık 65.000 kişi olan adadaki Yahudi halkın ise hiç şansı yoktur. Onlardan yaklaşık 38.000’i Almanların girmesinden evvel kaçamamışlardır. Sistematik bir şekilde katledilmişlerdir. Almanlar, adayı: “Yahudisiz bir ada” olarak saymıştır.

Alman hâkimiyetinin son aşamasında terör ve tahripkârlık en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Sovyet saldırısının beklentisi üzerine “Attila” ve “Adler” operasyonları başladı ve Kırım tatarlarının 80 yerleşim yerleri de dâhil olmak üzere 127 belde yakıp yıkıp kül edilmiş ve halkının büyük bölümü katledilmiştir. Almanlar, yarımadanın bütün alt yapısını tahrip etmişler ve ganimetleri deniz kuvvetlerine ait gemilere nakletmişlerdir. 100.000 nüfus savunmada ve siper kazımında işçi olarak kullanılmıştır. Saldırının başlamasından sonraki bir haftada Almanlar ve Romen birlikler, deniz üssü Sivastopol’e geri çekilmek zorundalardı ve 5 Mayıs’ta Kızıl Ordunun son saldırısı başlamıştı. 9 Mayıs’ta Sivastopol’un son kurtuluşuydu. 13 Mayıs’ta son 12.000 Alman askeri Chersones burnunda teslim oldu.

Kırım’daki halkın çoğu için savaş, Alman işgalcilerin kovulması ile bitmemiştir. 18 Mayıs 1944’te bütün Tatar halkının Kırım’dan sürgünü başlamıştır. Yaklaşık 200.000 insan Sovyet gizli servisi NKWD’nin özel gruplarının Alman işgalcilerle toplu işbirliği suçlaması altında Kazakistan’a ve Özbekistan’a sürülmüşlerdir. Binlercesi orada savaş bittikten sonra sefil hayat şartları altında hayatlarını kaybetmişlerdir. Destalinizasyon döneminin başında Kırım tatarları “hain millet” suçlamasından aklanmışlar, 60’lı yılların ortalarında onların Kırım’a yasadışı olarak dönüşleri başlamıştır.

Yeni araştırmalar, Alman saflarında savaşmış olan tatarların silahlı birliklerinin yaklaşık 7.900 asker olduğu üzerine sonuçlanmıştır. Onlardan yarısından daha azı kışlalara yerleştirilmiştir. Bu, tatar halkının nüfusunun yaklaşık %5’idir. 1930’lu yıllarda Stalin terörü ve zorla kolektifleştirme altında Rus ve Ukrayna halkından çok daha fazla acı çekmişlerdir. Vahim olanı, bütün tatar komünistlerin ve seçkin tabakanın 1936-1938 yıllarında “Büyük Temizlik” esnasında hemen hemen tamamının katledilmesidir.

İkinci Kariyer: Ulrich de Maiziere, “Federal Almanya Silahlı Kuvvetlerinin Genel Müfettişi” ve Wehrmacht ordusunun başkomutanlığında eskiden Genelkurmay olan, Kırım’daki Alman birliklerinin eski başkomutanı Erich von Mantstein’ a 80. Yaş gününde, Manstein’in askeri stratejisinin övüldüğü Federal Alman silahlı kuvvetlerinin bir armağanını takdim ediyor. Irschenhausen, Kasım 1967.

Erich Später’in kullanmış olduğu döneme ait tavsiye edilebilecek kaynaklar:

Norbert Kunz, Die Krim unter Deutscher Herrschaft 1941-1944. Germanisierungsutopie und Besatzungsrealitat, Darmstadt 2005, 448 Seiten, vergriffen.

Karl Heinz Roth-Jan Peter Abraham, Reemtsma auf der Krim. Tabakproduktion und Zwangsarbeit unter der deutschen Besatzungsherrschaft 1941-1944., Edition Nautilus Hamburg 2011, 576 Seiten, 39,90 Euro.

Birinci Dünya Savaşının 100. Yılı münasebetiyle Erich Später’in Konkret’te yazdığı yazının bir bölümünün çevirisidir.

Yazar:

Aybike Güzay

Bir cevap yazın