BİSMARCK’IN BATIŞI

  1. Dünya Savaşı’nın başlarında dünya o zamana kadar görmediği büyüklükte bir gemiyle karşılaştı, bu gemi kısa süren macerasında İngiliz Kraliyet Donanmasının bayrak gemisi Hood’u 5 isabetli atış ile batıracak, dünya basınında büyük yankı uyandırarak haklı bir şöhrete kavuşacaktı. Ancak bu şöhret kısa sürecek ve Bismarck görevine başladıktan 9 gün sonra peşine takılan İngiliz donanması tarafından Atlas Okyanusu’nda batırılacaktı. Bismarck’ın batışı ile Nazilerin maliyeti gemi üretimine göre son derece düşük olan U-Boat’lara önem vermesine neden olacaktı.

Nazilerin devasa savaş gemisi Bismarck günümüzden tam 75 yıl önce, 27 Mayıs 1941 tarihinde İngiliz donanması tarafından zor da olsa batırıldı. Savaş gemileri 1. Dünya Savaşı’nda etkin olarak kullanılmıştı. Bu işte en başarılı devlet İngiltere olmuş ve bu başarının mükafatını almıştı. Savaş gemileri 2. Dünya Savaşı’nda da denizlerin hakimiyeti noktasında son derece önemli bir yer tutmaktaydı. Nazilerde deniz gücünün etkin kullanılması gerektiğinin farkındaydı ve bunun içim somut adımlar atılmaya başlandı. Amaç, İngiltere Kraliyet donanması gücünde bir donanma oluşturarak denizlerde hakimiyet sağlamaktı bu hedefi gerçekleştirmek için gemi inşaatlarına başlandı. Bu hedefin ilk basamağı olarak planlanan gemilerden birisi Bismarck’tı(diğer gemi Tirpitz’tir). Bismarck’ın yapılmasına Hitler’in emriyle 16 Kasım 1935 yılında başlandı. Bismarck adını Almanya’nın birleştiricisi Almanya imparatorluğunun demir şansölyesi Otto von Bismarck’tan[1] almaktaydı.

Birinci Dünya Savaşı bitiminde mağlup olan Almanya’nın imzaladığı Versay antlaşmasına göre; Almanya’nın 35.000 ton’dan büyük savaş gemisi yapmaya izni yoktu.  Bismarck boşken 39.517 ton, dolu iken 52.600 ton gelmekteydi bu açıkça dünyaya bir meydan okumaydı.

Bismarck, 251 metre uzunluğunda 36 metre yüksekliğinde dev bir savaş gemisidir. Bismarck iki bin beş asker kapasiteli bir gemiydi. 14 Şubat 1939 tarihine gelindiğinde Bismarck denize indirildi ve yapımına orada devam edildi. Yapımı tamamlandıktan sonra, görevi için hazırdı. İlk görevi  Rheinübung harekatıydı, ABD ile İngiltere arasındaki yardım trafiğini keserek İngiltere’nin direnci kırılmak istenmekteydi. Bu görev esnasında Bismarck’a eşlik etmesi için ağır kruvazör Prinz Eugen seçildi.

18 Mayıs 1941’de Gotenhafer limanından binlerce kişinin uğurlamasıyla yola çıkan bu iki gemi, görevlerinin ilk aşaması olan Bergen kıyılarındaki fiyortlara 21 Mayıs sabahı demirleyerek görevin sorunsuz devam etmesi için gerekli erzak ve yakıt alımını gerçekleştirdiler. Burada önemli nokta Prinz Eugen yakıt deposunun tamamını doldururken Bismarck’ın İngiliz keşif uçakları tarafından yerlerinin tespit edilebileceği endişesinden dolayı yakıt deposunun tamamını doldurmamasıdır. Bu durum ileride Bismarck için büyük bir sorun teşkil edecektir.

21 Mayıs akşamı iki gemi limandan ayrıldılar ve kuzeye doğru ilerlemeye başladılar. İngiliz hükümeti ve Churchill[2] Bismarck’ın denizlerdeki hakimiyetlerine engel olacağı düşüncesiyle batırılmasına önem vermekteydiler. Bu amaçla İngiliz hükümeti Bismarck’ı batırmak için Hood, Prince of Wales, ağır kruvazörler Suffolk ile Norfold uçak gemisi Victorious, zırhlılar King George V. Repulse, Rodney, 5 tane hafif kruvazör ve 6 destroyeri görevlendirdi. Anlaşılacağı üzere İngilizler Bismarck’ın üzerine bir filo göndermişti. 23 Mayıs’ın sabahında Bismarck ve Prinz Eugen Danimarka boğazına girdiler.

 

23 Mayıs’ın akşamında Bismarck ve Prinz Eugen, İngilizler tarafından gönderilen donanma ile karşılaştılar ve çarpışma başladı. Şiddetli çarpışmalar sonucunda İngilizlerin 42.000 tonluk dev savaş gemisi Hood, Bismarck’ın 5 atışı sonucu cephane deposuna aldığı isabet sebebiyle 8 dakika içerisinde sulara gömüldü. Hood’un 1400 kişilik mürettebatından sadece 3 kişi kurtulabilmiştir. Prince of Wales, Hood ile aynı kaderi paylaşmaktan, üzerine atılan bir topun patlamaması sayesinde kurtulur ve savaş alanından olabildiğince uzaklaşır. Çarpışma esnasında Bismarck’ta Prince of Wales den 3 isabet alır. Prince of Wales(daha sonra Japonlar tarafından batıralacaktır) ise toplam 7 isabet alır. Prinz Eugen isabet almadan çarpışmadan kurtulur. Bu çarpışmadan sonra taraflar geri çekilir, geri çekilme en çok Prinse of Wales’e yardımcı olur eğer çarpışma devam etse büyük ihtimalle batacaktır.

Bismarck’ın aldığı isabetler sonucunda ön tarafı iki bin ton su ile dolar ve gemi küçük bir açıyla yana yatar ve hızını 28 knot’a düşürmek zorunda kalır. Yakıt deposunun aldığı zarar nedeniyle de yakıtının bir kısmını kaybeder . Bu çarpışmadan sonra Bismarck ile Prinz Eugen’nin yolları ayrılır. Prinz Eugen başladıkları görevi tamamlamak için yoluna devam ederken, Bismarck onarılmak için Fransa’da Naziler tarafından korunan limana doğru ilerlemeye başlar.

İngilizler uzun aramalar sonucu Bismarck’ın yerini bir türlü tespit edememektirler. Bismarck’ın bir an önce bulunması ve imha edilmesi gerekmektedir. Bismarck’ın yerinin tespiti ve bir an önce batırılması için devreye savaş uçakları ve uçak gemileri sokulur bu nedenle Bismarck’ı batırma görevine uçak gemisi Art Royal dahil olur.(1941 yılının Kasım ayında bir Alman deniz altısı tarafından batırılacaktır)

Bismarck kalan yakıtını tasarruflu kullanmak için hızını 20 knot’a düşürür. Maximum hızı 30 knot olan Bismarck için 20 knot oldukça düşük bir hızdır. Eğer yakıt kaybına uğramasa ve hızını düşürmek zorunda kalmasa büyük ihtimalle gitmekte olduğu limana çoktan ulaşmış olacak akabinde onarımına başlanacaktı.

 

27 Mayıs 1941 tarihinde Bismarck’ın yeri bir İngiliz keşif uçağı tarafından tespit edilir. Bismarck Fransa’daki Nazilerin hakimiyetinde limana doğru ilerlemektedir. Harekete geçen İngiliz uçakları Bismarck’ı bombalamaya başlarlar, ancak bu girişimler başarısızlıkla sonuçlanır. O zaman için vasat bir uçak türü kabul edilen 15 Swordfish Art Royal’den havalanır ve Bismarck’ı bombalamaya başlarlar. Şans eseri bombalardan biri Bismarck’ın manevra yaptığı sırada dümenine isabet eder. Bismarck’ın aldığı bu isabet devasa geminin dümenin, kitlediği için hareket etmesini imkansız hale getirir bu nedenle hızını 7 knot’a düşürmek zorunda kalır.

Bismarck’ın hızının azaldığını fark eden İngiliz donanması Bismarck’a hızla yaklaşarak yok etmeye hazırlanmaktadırlar. Yapılan uçak saldırılarında Bismarck’ın bataryaları da zarar gördüğü için kullanılamamaktadır.

Bismarck’ın etrafını çevreleyen İngiliz gemileri(Rodney, Norfolk, Dorsetshire ve King George V) Bismarck’a bomba ve torpil göndererek batırma işlemine başlarlar. başlarlar. Bazı kaynaklara göre Bismarck’ın mürettebatı geminin İngilizlerin eline geçmemesi için gemiyi kendileri batırmıştır. Bazı kaynaklarda ise Bismarck’ın İngiliz savaş gemileri tarafından etkisiz hale getirildiği ve ardından torpillenerek batırıldığı aktarılmaktadır.

Bismarck 27 Mayıs 1941 tarihinde İngiliz Donanmasına ait gemiler tarafından batırıldığında girdiği çarğışmalarda üzerine toplam 2876 top mermisi ve torpido gönderildiği ve bunlardan tahminlere göre 500 kadarı Bismarck’a isabet düşünülmektedir. Hood’un 5 isabetle battığını göz önüne alacak olursak Bismarck inanılmaz bir dayanıklılık sergilemiştir. Bismarck’ın 2065 kişilik mürettebatından 115 kişi hayatta kalmıştır. Aslında Bismarck’tan denize 800 kadar denizci atlamıştır ama İngilizler denizden mürettebatı toplarken çevrede Alman U-boat’ları[3] olabileceği endişesiyle denizcileri kurtarmayı bırakmış ve geri çekilmiştir. Bismarck’ın battığı dünya kamuoyuna İngilizler tarafından servis edilmiştir. İspanyol hükümeti Bismarck’ın battığını haber alınca arama kurtarma çalışmaları için bir savaş gemisini bölgeye göndermiştir ancak sadece 2 kişinin cesedine ulaşabilmişlerdir. Bismarck’ın batması Nazi Almanya’sı için bir dönüm noktası olmuş, Naziler bu olaydan sonra savaş gemisi üretiminden  U-boat üretimine geçiş yapmışlardır. Zaten başından beri Karl Dönitz[4] Nazi Almanya’sının U-boat üretimine önem vermesi gerektiğini savunmaktaydı. Bismarck’tan kurtulan ve hala hayatta olan mürettebat her yıl toplanmakta ve Bismarck’ın batış gününü ve ölen arkadaşlarını anmaktadırlar.

  1. Dünya savaşının bitimiyle çok önemli bir şeyin farkına varıldı; savaş gemilerin işlevselliğini kaybettiği ve onun yerinin uçak gemileri tarafından doldurulması gerektiği.
  2. Dünya savaşı sırasında gerektiği önemi göremeyen uçak gemileri bazı kritik yerlerde çok önemli işler yaparak ne kadar önemli olduğunu kanıtlamıştır.

Bismarck’ın batırılışında İngiliz uçak gemisi Art Royal’in katkısı tartışılamaz. Keza Midway deniz Japon Uçak gemilerinin ABD tarafından imhası sonucu pasifik cephesinde üstünlüğü elinde tutan Japonların üstünlüklerini birden ABD’ye kaptırdıkları ortadadır.

     

Bismarck battıktan uzun yıllar sonra 8 Haziran 1989 tarihinde Titanic’i bulmak için çalışmalara başlayan Dr. Robert Ballord tarafından keşfedildi. Bismarck yaklaşık olarak 4.791 metre derinlikte bulunmuştur. Bismarck, Brest limanının yaklaşık olarak 650 km batısında bulunmaktaydı. Teknoloji gelişip imkanlar oluşunca batıklara ve su altına ilgi duyan yönetmen James Cameron, Discovery Channel’ın yapımcılığı üstlenmesiyle 2002 yılında Bismarck’ın batığının bulunuşu hakkında bir belgesel çekti. Belgeselin uzunluğu 92 dakikaydı. 2003 yılında film Üstün Ses Düzeni sayesinde bir Emmy ödülü ile onurlandırılmıştır.

[1] Otto von Bismarck 21 Mart 1871 – 20 Mart 1890 tarihleri arasında şansölyelik yapmıştır.

[2] Winston Churchill 10 Mayıs 1940 – 26 Temmuz 1945 ve 26 Ekim 1951 – 7 Nisan 1955 yılları arasında birleşik krallıkta başbakanlık yapmıştır.

[3] U-boat, Alman deniz kuvvetlerinde yer alan denizaltı gücüdür, 1. Dünya ve 2. Dünya savaşları sırasında kullanılmışlardır.

[4] Karl Dönitz 1 Ekim 1939 tarihinde Tümamiral olarak “Denizaltı Komutanı” oldu; 1 Eylül 1940’da Koramiral rütbesine terfi etti. Tüm enerjisini etkili bir denizaltı filosu yaratmaya harcadı. 1937-1939 yılları arasında Kuzey Denizinde geniş çapta planlar hazırladı ve ünlü denizaltı taktiği Wolfpack (Kurt Kapanı)’i geliştirdi. Kurt Kapanı taktiği ile Alman U-Boat’ları 1939-1942 yılları arasında muazzam başarılar elde etti. Karl Dönitz 1942’de Oramiral oldu. 1943’te Büyükamiral ve Deniz Kuvvetleri Başkomutanı oldu. Hitler sığınağında intihar edince Dönitz sadece 20 gün Flensburg hükûmeti adı altında Nazi Almanyası’nın Devlet Başkanı oldu. Kendisi teslim olmadan önce Mareşal Wilhelm Keitel’e Almanya’nın kayıtsız şartsız teslim olması talimatını verdi.